Samyeli'n den Ferdi Tayfur için , kırk şiirli anlamlı kitap
TÜRKİYE, 10 Ocak 2025 16:26Haber :Köksal Selçuk / ANTALYA
Samyeli'n den Ferdi Tayfur için ,
kırk şiirli anlamlı kitap
Küçük yaşından beri Ferdi Tayfur hayranı olan Denizli li halk şairi , yazar ve SESKODER Genel Başkanı Safiye Samyeli, Tayfur için her gün yazmaya başladığı şiirleri kırkıncı günün sonunda kitap olarak yayınlayacak. Geliri fakir kız çocuklarının eğitimi için kullanılacak.
KIRK GÜNDE KIRK ŞİİR , FAKİR KIZ ÇOCUKLARINA DESTEK İÇİN KİTAP OLACAK.
02.01 2025 Tarihinde çoklu organ yetmezliğinden 79 yaşında hayata gözlerini kapatan Ferdi Tayfur ardında otuz dört film, yüzlerce eser, yüzlerce ödül. Milyonlarca onun için gözyaşı döken insan bırakarak ayrıldı aramızdan.
Üç gündür tüm Türkiye yasa boğuldu adeta.
Okumak isteyen kız çocuklarına destek amaçlı çalışmalar yapan ve Genel Merkezi Denizli de bulunan, yurt genelinde yüzün üzerinde temsilciliği ve şubesi bulunan , Kısa adı SESKODER olan ; Sesime Ses Ver Dünya Bırakın Kızlar Okusun Kültür Sanat ve Eğitim Derneği Genel Başkanı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi , yayınlanmış 24 eseri bulunan, şair, yazar, romancı, THM Sanatçısı Safiye Samyeli tam bir Ferdi Tayfur tutkunu. Kırk gün yas ilan eden Samyeli, "çocukluğumun aşkı ,zor günlerimin kahramanı" dediği Ferdi Tayfur için her gün bir şiir yazıyor. Samyeli kırk gün sonunda Tayfur için yazdığı kırk şiiri bir kitap yapacak. Kırk şiir için Ressam Eda Özsoy kırk Ferdi Tayfur resmi çizecek. Kitabın geliri okumak için çırpınan dar gelirli kız çocuklarının eğitimi için kullanılacak.
"13 YAŞIMDAN BERİ GECELERİ RÜYAMDA GÖRÜYORUM"
Samyeli duygularını şöyle ifade etti.
" Daha 13 yaşımda tanımıştım Ferdi Tayfur'u. O yıllarda hayatın bu kadar Çetrefilli bir yol olduğunu bilmesem de yıllar sonra anladım ki hayat gerçekten çok acımasızdı. Ve bu acımasız hayatın için de dinlediğim her şarkısında kendimi buluyordum Ferdi Tayfur'un. Çocukluk nedir bilmemiş bir mutlu gün görmemiş hayatımda bir kere bile parka gitmemiştim. Ferdi Tayfur " Ah Bi Çocuk Olsaydım" dediğin de " Keşke o yıllara dönebilsem yeniden çocuk olup bir parka gidebilseydim" dedim. Hayırsız bir eşim oldu, yollarımı ayırınca Ferdi Tayfur'un " Kurtuldum" Şarkısında teselli buldum. Acılarım depreştikçe "Yıkılasın Be Dünya" diyerek avaz avaz haykıdır.
TARİFSİZ BİR SEVDADIR FERDİ TAYFUR
Hiç farkına varmadan o kadar büyük bir bağ oluşmuştu ki Ferdi Tayfur ile aramızda 13 yaşında başlayan yolculuğumuz 14 yaşında yerini adeta bağımlılığa bırakmıştı. Ben onu ilk kez siyah pantolon, beyaz gömlek, siyah papyon, siyah ayakkabı beyaz çorap giymiş olduğu bir resim ile tanımıştım. Tam 40 yıldır bu profil hiç değişmedi. Ne zaman ki benim canım sıkkın olsa yüreğime hüzün yağsa her gece aynı kıyafet ile rüyalarıma gelir Akdeniz sahili olduğunu düşündüğüm bir sahilde çok büyük bir taşın üzerine sağ ayağını koyar ve sabahlara kadar benim için şarkılar söylerdi. Sanki "kimse yoksa ben varım ağlama artık bak yarana merhem olmaya geldim Safiye" der karanlık gecelerime ışık olurdu. Benim Ferdi Tayfur'a olan hayranlığımı beni tanıyan herkes bilir. Ne camlar, ne kumandalar kırıldı bizim evde Ferdi Tayfur'un uğrunda.
TAYFUR U İLK GÖRÜŞ
2003 yılında konser için Denizli'ye geleceğini duyduğumda elimde ki ütü düşmüş duyduklarıma inanmamış radyoda ki" Filaş, Filaş, Filaş arabeskin babası Ferdi Tayfur Denizli'ye geliyor "anonsunu defalarca kez dinlemiş ve gidip en ön sıradan iki bilet almıştım.
Ferdi Tayfur'un gelişini günlerce beklemiş, bir gün önce hazırlıklar yaparak saatler öncesinde Açık Hava Tiyatrosunun önünde saatlerce kapıların açılması beklemiştim.
Trafikten dolayı programa geç gelen Ferdi Tayur'u sahnede gördüğüm anda kalbimin atışı gömleğimin üzerinden bile belli oluyordu. Yıllardır karanlık gecelerimi aydınlatan adam tam karşımdaydı ve Gri takım elbisesinin içinde ayın 14 gibi parlıyordu. Programa geç katıldığı için halktan özür dileyen Ferdi Tayfur'a ayağa kalkıp ellerimi ona doğru uzatarak " Tam 35 yıl beklemişim bu anı, 35 saat daha beklesem ne yazar ki!" dediğim de elini sol göğsünün üzerine koyarak "eyvallah" demesi bile onun gönlünün yüceliğiydi. Konseri dinlemiştim ama geç vakitte bittiği için ne dolmuş kalmıştı ne otobüs yanımda 10 yaşında ki küçük oğlum ile yapayalnız kalıvermiştim gecenin bir yarısında.
GEÇMİŞ OLSUN
Yüz felci geçirdiğin de çok hemde çok üzülmüştüm. Çevremde eş dost "Ferdi Tayfur Felç olmuş geçmiş olsun " diyerek günlerce telefon açmıştı. Çünkü benim çevremde ki her insan çok yakından bilir benim Ferdi Tayfur sevdamı.
Kendisini telefonla aradım geçmiş olsun dedim konuştuk ama hastalığından dolayı düzgün konuşamıyordu ve onu daha fazla üzmek yormak istemedim.
Yıllardır hayatının basına yansıyan bölümünü çok yakından takip eder, gelmişinden geçmişine bütün hayatını bilirim.
TV ler de çıkan konserlerin tekrarını izlemek yüzünden nice geceler uykusuz kalmış ve hiç uyumadan işe gitmişimdir. Artık çok genç sayılmazdı ve yollar çok yormuştur kendisini. Kendisinin de en az benim kadar hasta olduğunu biliyor çok üzülüyor ve "Allah'ım Ferdinin acısını gösterme bana" diyerek Allaha yalvarıyordum. Çünkü biliyorum Fetdi Tayfur'un acısı haddinden fazla dokunurdum benim yaralı yüreğime ve ben bu acıya dayanamaya bilirdim.
KEDERDEN ÖLÜYORUM
15 gün önce hastaneye kaldırıldığını duyduğum anda içime bir acı düştü. Basına yansıyan resimlerini videoları görünce " ölüm nişanı düşmüş yüzüne bu defa zor atlatacak bu süreci" diye düşünmüş ve Antalya'ya ziyarete gitmeyi planlamıştım. Doktoru ile yapışan görüşme neticesinde ziyaretçi kabul demediklerini ama sağlığına kavuşunca mutlaka bir görüşme ayarlayacağının sözünü vermişti doktor hanım ama ne yazık ki nasip olmadı.
Tamda Kandil günü Kuran okurken geldi acı haberi. 15 gündür benim ile birlikte üzülen dertlenen arkadaşlarımdan Bahar Hanım aradı telefonla. Hal hatır sorduktan sonra
"Safiye'm şimdi sana bir haber vereceğim ama sakın kendini fazla üzme" dediğinde ne olduğunu anlayamadım beynim durdu bir anda. " Ne yazık ki Fetdi Tayfur'u kaybettik!" dediği anda sanki evimin tavanı üzerime göçtü ve ben altında kaldım.
Şarkılar yarım kaldı, hayallerim yarım kaldı, ben yarım kaldım Ferdi Tayfur'un ölümüyle.
HAYALLERİM YARIM KALDI.
Bir hayalim vardı benim. En az Ferdi Tayfur kadar çileli bir hayatım ve Eğitim hayatına devam eden ya da edemeyen KIZLARIMIZ için bitmeyen bir Sevdam var benim. İşte bu çileli hayatım film çekilecek önümüzde ki günlerde. Seneryo çalışmaları devam ediyor ve ben bu filmde bir karede olsa Ferdi Tayfur'un bulunmasını çok arzu ediyordum ve bu teklifi kendisine götürecek olan kişi ile iletişim kurmuş hayalimden bahsetmiştim. Söz konusu" Bırakın Kızlar Okusun "Projesi olunca kendisinin de bizlere destek olacağından emindik. Safiye Samyeli, Safiye Samyeli olmuşsa bu gün ki Samyeli'nde Ferdi Tayfur'un hakkı büyüktür çünkü ben 40 yıldır Ferdi Tayfur dan besleniyorum ve hayatımın 40 yılında yer alan bu muhteşem insan benim hayatımın filminde de yer almalıydı ama nasip olmadı.
KARANLIK GECELERİMİN IŞIĞI SÖNDÜ
O artık yok! Ferdi Tayfur'un yokluğunu düşündükçe yüreğim daralıyor ve ölüm haberini duyduğum andan beri başım yastıktan kalkmıyor.
Hangi yanıma dönsem O var, hangi TV kanalını açsam O var. Bilen bilir benim evim de 15 yıldır TV yoktur. Sırf Ferdi Tayfur haberlerini cenaze törenini izlemek için TV taktırdım.
Cenaze Töreni için İstanbula gitmeyi çok arzu ettim ama gidemedim. Biliyorum ben oraya gidersem o acıya yüreğim dayanamayacak ve Tıpkı Ferdi Tayfur gibi bir tabutun içinde geriye getirikeceğim Denizliye. Bunların olabileceğini düşünüyor ve ihtimalin çok yüksek olduğunu biliyorum.
Çevremde ki dostlarım baş sağlığı için arıyor sevdamın büyüklüğünü bildikleri için onlar da benim için endişe duyuyor ne yazık ki. (Tüm kıymetli gönül dostlarıma teşekkür ederim)
HİÇ BİR SELA BU KADAR YAKMADI CANIMI
Sabahın erken saatlerinde açtım TV yi. Yattığım yerden izlerken sanki anamı babamı kaybetmişcesine yüksek sesle saatlerce ağladım. Sakinleştirici ilaç içtim.
Ferdi Tayfur adına okunan sekayı duyunca, yürek astarlarım yırtıldı adeta. Bu güne kadar yüzlerce sela duydum dinledim hiç bir sela bu kadar yakmadı canımı. An be an tüm cenaze törenini gözyaşlarım içinde tansiyon tavanda gezer şekikde izledim.
GÜNEŞİM SÖNDÜ SANKİ
Ferdi Tayfur ne anamın oğlu, ne babamın oğlu nede Yârim. Ferdi Tayfur 40 yıldır benim karalık gecelerimin parlayan yıldızı, yalnızlığımın yareni, dertlerimin dermanı, acılarımı ilacıydı adeta.
Bu sevginin tarifi yok. Bu bir gönül bağı, ruh bağı. Bu bağı anlatmaya kalksam kafiyeler Yitik, tümceler devrik ve bildiğim tüm lisanlar yetersiz kalıyor.
40 yıl önce sevdim, bu gün seviyorum ve ömrüm olduğu müddetçe hep seveceğim kendisini. Ve ben inanıyorum ki 40 yıldır rüyalarıma konuk olan Ferdi Tayfur bundan sonrada konuk olmaya devam edecektir.
Türkiye çok büyük bir degerini kaybetti. Bir ölü 85 milyon yaralı var yurdumuzda üç gündür ve ben bu yaralılardan yalnızca bir tanesiyim.
Başın sağ olsun Türkiyem.
Yattığın yer nur gölü olsun karanlık gecelerimin parlayan yıldızı."
Haber: Zeki Demir/ Alanya
TÜRKİYE, 10 Ocak 2025 16:26
Yorumlar (0)